Yağmur

7 Eylül 2011


       O an hissetiği şey düşüştü. Engellenemez ve durdurulamaz bir düşüş. Bulutların ardında mı var edildi yoksa, bilinen bir fizik kuralına uygun bulutların içinde mi varoldu, bilmiyordu. Gördüğü şey, benzer varlıklarla birarada bir yolculukluktu. Bir görevi olduğunu hatırladı. Yeşeren her bir varlığı canlandırmak ve haliyle Dünya'ya hayat bahşetmek. Hızlanmak istedi, bir an önce varmak ve görevini yapmak istiyordu. Kimbilir hangi canlının hücrelerine karışıp hayat verecekti ve yeni bir hayat bulacaktı, merak ediyordu. Fakat düşüş, yeteri hızda ve ağır aksaktı. Sonra farketti, kendini indiren bir varlık vardı yanında. Halbuki söylemişti yaradan; "her bir yağmur damlasını meleklerim indirir" diye, haberdar etmişti yarattıklarını...
      
      Kendini bu emin ellere bıraktı, görev heyecanı ve merakı ile aşağı doğru süzülüyordu. Önce büyük tarlalar ve ağaçlık alanlar göründü. Sonra bloklar halinde binalar ve şehir. Yaklaştıkça anladığı şey, betonarme bir uygarlığa çakılacağıydı. Biraz mutsuzdu ama hala bir umut vardı. Belki bir saksı çiçeği veya kısa bir park ağacına ulaşabilirdi. Süzülmeye devam etti.
      
      Yolculuk biterken pek birşey anlamadı. Zira sert bir iniş olmamıştı. Biraz daha dikkat ettiğinde, bir adamın omuzlarında olduğunu gördü.
      
      Mutsuz muydu? O ki her bahar daha genç ve her bir mevsim yepyeni bir yaşanmışlığa adım atan, koca bir döngünün parçasıydı.
      
      Fakat bilmediği, hiç anlayamayacağı bir işe yaradı. Çünkü yaşamının son bulduğu omuzlar bir şaire aitti ve yağmur damlası, bu şaire ilhamı vermişti.
     
     Orada olan şey bir yeni varoluş ve sonsuzluktu. Şairin dudaklarından şu cümleler döküldü ;

Bilmezdi,
Havada süzülürken olacakları.
Her zaman üzmüştür beni,
Üzerime düşen,
Yağmur damlalarının,
Şanssızlığı...


Dürüstlüğümden etkilenen ama özniteliklerimizin benzeşemediği ve bu nedenle beni seven ama benden tat alamayan ve alamayacak dostlara ithaf olsun.. :) 
Anıl ÖZER

13 Yorum

Bir gün bende bu kadar güzel yazılar yazarım diye umutlandım... Harika... Ellerine ve yüreğine sağlık...

Uğur Böceği :) Hoşgeldiniz.

İltifatınız beni sevindirdi. Beğeninizi kazanmak kadar iyi hissettiren başka bişey olamaz. :)

Bir gün değil, bugun de güzel yazılar oluşturabilirsiniz. Edebi içeriği olan ve yazılarını kendi yazan çoğu blog yazarı, kendine haz nitelikleri olsa da, diğer yazarların yazı tavrı ve tarzından etkilenmiş ve onlarla benzeşmişlerdir.

Sizde beğeniniz olan yazarların cümlelerini yazpı olarak, yazılarını da bütünüyle incelerseniz, hoş yazılar ortaya çıkarabilirsiniz.

Ben şair olarak her zaman serbest nazım ın üstadı Orhan Veli'den etkilendim. Etkilendiğim yazar ise, (bu sırrı kimseye vermemeliydim ya :)) Kriton Dinçmen...

Ablacım döktürmüş yine :)) Ama bu eski bi yazın, ben biliyorum bunu.. :))

Bu kadar iyi yazmana rağmen kızları tavlayamıyosun abi.. Noluyo... Nedir bu bohem hayatı... :D

Biz okucaz artık yapacak bişey yok :) Gene kaldın olumm elimize.. :))

Moral bozmasana Tuna :)) Ben Anıl'ın şiirlerinden ve yazılarından etkilenmicek bi bayan tanımıyorum.

Di mi ablacım ? :)

O evdeki hesap çarşıya uymuyo işte :)

adı KAR .. düştü ve düştüğü yeri yaktı .. bende düş'tüm ..

daha önce okuduğumda da çok hoşuma gitmişti...yine aynı keyifle okudum
ellerine, yüreğine sağlık

sevgiyle...

Teşşekkürler... Yorumları keyifle okudum... Geç kalmış sayılmazsın:)

Beyaz Bahçe ;
Bir zamanlar hepimiz düş'tük. Niteliğimizi ve kaydadeğer fiillerimizi değerlendirmeye alanlarla, gerçeklik kazandık...

Aynur ;
Hoşgeldiniz. Evet "Şapşal Koala" döneminden eski bir yazım. Keyifle okumanıza memnun oldum. Bu hikaye benim de hoşuma gidiyor, ne yalan söyliyim... :))

Uğurböceği ;
Aslında oldukça geciktik ama bir yerinden yakalayacağız :))

anlattığın şeyleri seviyorum anıl ... hep anlat sen ....

Bu sözler beni sevindiriyor.. :)

Susmaya niyetli olmadığım gibi, artık susturulmaya da niyetli değilim.. :)

Yorum Gönder

 
Web Analytics
Creative Commons Lisansı Google PageRank Checker Powered by  MyPagerank.Net